Skip Navigation LinksAna Sayfa > Gürültü Mevzuat


...:::Görüntülemek istediğiniz mevzuat bölümünün üzerine tıklayınız:::...


Not:


  • Aşağıda ÇGDYY ve 2011/11 sayılı genelge çerçevesinde talep edilen ve edilecek Çevresel Gürültü Seviyesi Değerlendirme Raporlarına ilişkin yaşanan bazı sorunlara ilişkin açıklamalarımız yer almaktadır. Gerek bu bölümde gerekse de diğer bölümlerde yer alan sorularımız bir bütünlük oluşturmak açısından birlikte değerlendirilmelidir. Diğer bir değişle, sadece belli sorulara yönelik yapılan açıklamalara bağlı kalınmamalıdır.
  • Personelimizin iş yoğunluğuna bağlı olarak iyi bir zaman yönetiminin sağlanması amacıyla yukarıdaki açıklama ışığında hareket edilmesi, açıklamalara rağmen yaşanabilecek soru ve sorunların gurultu@cob.gov.tr adresine e-posta yolu ile sorulması hususunu ilgililerin bilgisine sunarız...

Kimlerden Çevresel Gürültü Seviyesi Değerlendirme Raporu talep edilmelidir?


  • İzne tabi olmayan işletme/tesisler,
  • İşyeri, atölye ve imalathaneler,
  • Eğlence yerleri

Hangi durumlarda Çevresel Gürültü Seviyesi Değerlendirme Raporu talep edilmelidir?


İzne tabi olmayan işletme/tesisler ile işyeri, atölye ve imalathaneler


  • Yoğun şikâyet durumunda; gürültü kaynaklarının olası etkilerinin detaylı incelenmesi ve değerlendirmesini sağlamak amacı ile rapor hazırlanması gerekmektedir.
  • İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı başvurusunda; ilgili gürültü kaynağının konumu, fiziksel durumu, çalışma şartları, etkilenecek yapı/yapıların türü, sayısı, kaynağa mesafesi ve etkilenen kişi sayısı gibi kriterlerin göz önüne alınması ile gerektiğinde talep edilmelidir.

Örneğin; fiziksel olarak yarı açık bir konumda faaliyet gösterecek bir işletmenin etkin gürültü kaynaklarının dışarıda konumlandırılması durumunda, işletme kaynaklı çevresel gürültü seviyesi değerleri, ÇGDYY de belirtilen limit değerleri sağlamayabilir. Bu durumda, rapor talep edilerek detaylı bir değerlendirme çalışması yapılması gerekecektir.


Eğlence yerleri


  • Canlı müzik izni başvurusu sırasında;

Çok hassas kullanım alanlarında ve hassas kullanımların bulunduğu alanlarda, canlı müzik faaliyeti gerçekleştirecek gerçek veya tüzel kişiler, Bakanlığımızdan gürültü konusunda ön yeterlik/yeterlik almış kurum veya kuruluşlara “Çevresel Gürültü Seviyesi Değerlendirme Raporu” hazırlatması gerekmektedir.


Çok hassas ve hassas kullanımların bulunduğu alanların dışındaki yerlerde, canlı müzik faaliyeti gerçekleştirecek gerçek veya tüzel kişiler için, yetkili idarenin gerekli görmesi halinde Çevresel Gürültü Seviyesi Değerlendirme Raporu hazırlatması gerekmektedir.


  • Yoğun şikâyet durumunda; gürültü kaynaklarının olası etkilerinin detaylı incelenmesi ve değerlendirmesini sağlamak amacı ile rapor hazırlanması gerekmektedir.
  • ÇGDYY 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde eğlence yerleri için işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusu sırasında canlı müzik izni değerlendirmesi şartı aranmamaktadır. Ancak, ruhsatın alınmasına müteakip işletmenin normal faaliyete (maksimum işletme şartlarının sağlanması) geçmesi ile birlikte canlı müzik izni için başvurulur ve izin alınarak faaliyet sürdürülür.

İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı alınması aşamasında, ruhsat alındıktan sonra herhangi bir problem yaşanmaması için, yetkili idare canlı müzik iznine yönelik de değerlendirme yapılmasını isteyebilir. Bu kapsamda, ruhsat ve canlı müzik izni paralel değerlendirileceğinden, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı başvurusu sırasında; ilgili gürültü kaynağının konumu, fiziksel durumu, çalışma şartları, etkilenecek yapı/yapıların türü, sayısı, kaynağa mesafesi ve etkilenen kişi sayısı gibi kriterlerin göz önüne alınması ile gerektiğinde talep edilebilir. (Ruhsat alındıktan sonra işletmenin normal faaliyet sürecinde, canlı müzik izni verilen faaliyet koşullarında çalışıp çalışmadığı yetkililerce kontrol edilir, olumsuz durumun tespit edilmesi halinde ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli değerlendirme yeniden yapılabilir.)


Çok hassas kullanım alanı nedir ve nasıl belirlenir?


ÇGDY Yönetmeliğinde ilgili tanım şu şekilde yapılmaktadır: “Çok hassas kullanım alanları:  Çok hassas kullanımların sınırlarından itibaren 250 metreyi içine alacak şekilde belirlenen alanı”,


Burada yer alan “Çok hassas kullanımlar” ise: Yataklı hizmet veren sağlık kurumları, eğitim dönemlerinde yatılı eğitim kurumları, çocuk ve yaşlı bakım evleri gibi kullanımları” ifade etmektedir.


Öncelikle çok hassas kullanımlar tespit edilmelidir. Bu aşamada ilgili kurum/kuruluşların katılımı ile bir komisyonun kurulması ve gerektiğinde yerinde inceleme ile tespitlerin yapılması daha uygun olacaktır.


Çok hassas kullanımlar belirlenirken;


  • Eğitim dönemi olarak; Milli Eğitim Bakanlığı'nca belirlenen eğitim öğretim dönemi ile birlikte bu eğitim dönemi sonrasında yapılacak olan (sınav hazırlık çalışmaları dönemleri dâhil) tüm sınavları da kapsayacak şekilde belirlenen tarih aralığı kabul edilmelidir. Bu eğitim dönemi belirleme çalışmaları, komisyon tarafından yapılmalıdır.
  • Ayrıca; kreş, yükseköğrenim kurumları ve bu kurumlara ait kullanımlar (yurt vb.) bu çerçevede değerlendirilmeyecek, sadece yatakhanesi olan ilk ve orta öğretim kurumları bu çerçevede değerlendirilecektir. Ayrıca, eğitim kurumu ile yatakhane hizmeti veren yapının ortak mülkiyet sınırları içerisinde yer almaması durumunda da ilgili alanlar bu çerçevede değerlendirmeye alınmayacaktır.

Çok hassas kullanımlar belirlendikten sonra, bu kullanımları ve bu kullanımlara ait bahçe gibi ilgili kullanımın sakinleri tarafından kullanılabilecek açık alanları da içine alacak şekildeki mülki sınırdan itibaren her yönde 250 metrelik alanı içerecek şekilde seçilen alan, çok hassas kullanım alanı olarak ilan edilecektir.


İlgili kullanımın mülki sınırları sadece bina ile sınırlı ise bu durumda bina sınırlarından itibaren 250 metrelik alan belirlenecektir.


Otopark olarak tayin edilen alanlar, ilgili kullanımın mülki sınırları içerisinde yer alıyor olsa bile, sakinler tarafından etkin bir şekilde kullanılmadıklarından, bu alanlar çok hassas kullanım alanının belirlenmesi sırasında temel alınan mülki sınırlara dâhil edilmeyebilir.


Hassas kullanımlar nelerdir? Karar verme sürecinde nelere dikkat edilmelidir?


ÇGDY Yönetmeliği’nde “hassas kullanımlar:  Konut,  yataklı hizmet veren konaklama tesisleri,  eğitim kurumları, açık arazideki ve yerleşim alanı içindeki sessiz alanlar gibi kullanımlar” olarak tanımlanmaktadır.


Burada öncelikle dikkat edilmesi gereken husus şudur: Tanımı verilen hassas kullanımlar için İl Mahalli Çevre Kurulu Kararı ile herhangi bir alan belirlemesi çalışmasının yapılması zorunlu değildir.


Hangi işletmelerin rapor hazırlatması gerektiği; gürültü kaynağının hassas kullanımlara olan mesafesi, etkilenecek hassas yapı sayısı ve türü, gürültü kaynaklarının konum ve yönleri, işletmenin fiziksel durumu ve gürültü kaynaklarının dağılımı gibi hususlar göz önüne alınarak belirlenmelidir.


Bu çerçevede; gürültü kaynağı olan işletme, hassas yapılara çok yakın olabilir ama gerek topoğrafik yapı gerekse de diğer etkenlerden dolayı gürültünün olumsuz etkilerinden söz edilmeyebilir. Bu durumda; rapor talebi yerine, yetkili idarenin yerinde inceleme ve ölçümlerine müteakip uygun görüş verilme durumu söz konusu olabilecektir.


Diğer taraftan, gürültü kaynağı hassas yapılara uzak olabilir, ancak yukarıda ifade edilen nedenlerden dolayı gürültünün yayılım şartlarının değişmesine bağlı olarak işletme kaynaklı gürültünün olumsuz etkileri söz konusu olabilir. Bu kapsamda da detaylı değerlendirme için rapor talep edilmesi (işletmelerce rapor hazırlatılması) daha uygun olacaktır.